Hutt Türkiye Hava Temizleme Sistemleri Genel Müdürü Melek Ataker, insanların günün büyük bölümünü kapalı alanlarda geçirmesi nedeniyle iç mekân hava kalitesinin sağlık ve çocuk gelişimi üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekti. Ataker, “Zamanımızın yüzde 90’ını kapalı alanlarda geçiriyoruz.” sözleriyle bu durumun önemine vurgu yaptı.
Kapalı alanda temiz hava yerine kirlilik birikiyor
Ataker, yetersiz hava sirkülasyonu nedeniyle evcil hayvanların gözle görülmeyen deri döküntüleri (kepekler), akarlar ve tozun içeriye hapsolduğunu ifade etti. Özellikle çocukların ve alerjik bünyelerin bu havaya sürekli maruz kalmasının solunum yolu hastalıklarını tetikleyebildiğini belirten Ataker, yaşam alanlarında akıllı filtreleme teknolojilerinin bariyer etkisi oluşturduğunu söyledi.
Ataker, “Akıllı filtreleme teknolojileri, yaşam alanlarında hayati bir bariyer görevi üstleniyor.” ifadesini kullandı.
Hava temizleyiciler artık temel beyaz eşya olarak görülüyor
İç mekân hava temizleme cihazlarının tüketici algisindeki değişime de değinen Ataker, bu teknolojinin medikal bir ürün ya da lüks bir tüketim nesnesi olmaktan çıkıp evlerin temel bir beyaz eşyası haline geldiğini dile getirdi. Ataker, bu dönüşümü “Tıpkı buzdolabı veya çamaşır makinesi gibi, evlerin temel bir beyaz eşyası haline geliyor.” sözleriyle anlattı.
Ataker ayrıca geleceğin akıllı ev ekosistemlerinde “Wellness” (Sağlıklı Yaşam) yaklaşımı ve temiz havaya kesintisiz erişim fikrinin standarda dönüşeceğini aktarırken, tüketicilerin yalnızca havayı temizleyen cihazlara değil; evcil hayvan odaklı çalışan, çalışma zamanını bilen akıllı mühendislik çözümlerine yöneldiğini söyledi.
Doğru filtre seçimi ve kapasite kapasitesi kritik
Ataker, etkili bir iç mekan hava temizliği için sensör altyapısının ortamın partikül, gaz ve tüy yükünü anlık olarak analiz edebilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle evcil hayvan sahipleri ve çocuklu ailelerin filtre seçerken yüksek verimli True HEPA ile aktif karbon filtre kombinasyonlarına odaklanması gerektiğini vurgulayan Ataker, kapalı alanın hacmine uygun CADR (Temiz Hava Dağıtım Oranı) değerini esas alan mühendislik çözümlerin solunum yolu sağlığını korumada kritik parametre olduğunu söyledi.
Ataker, “Kapalı alanın hacmine uygun doğru CADR (Temiz Hava Dağıtım Oranı) değerine sahip mühendislik çözümleri, solunum yolu sağlığını korumada en kritik parametredir.” ifadesini kullandı.
Haberi Derleyen Yazar: Okan AVŞAR
İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.